28 Haziran 2014 Cumartesi

فَإِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ فَلَمَّا نَجَّاهُمْ إِلَى الْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ
Fe-iżâ rakibû fî-lfulki de’avû(A)llâhe muḣlisîne lehu-ddîne felemmâ neccâhum ilâ-lberri iżâ hum yuşrikûn(e)

1
fe izâ
o zaman
2
rakibû
bindiler
3
fî el fulki
gemiye
4
deavûllâhe (deavû allâhe)
Allah’a dua ettiler
5
muhlisîne
halis olarak, halis kılarak
6
lehu
ona
7
ed dîne
dîn
8
fe
fakat
9
lemmâ
olduğu zaman
10
neccâ-hum
onları kurtardı
11
ilâ el berri
karaya
12
izâ
o zaman, hemen
13
hum
onlar
14
yuşrikûne
şirk koşarlar
Diyanet işleri Ankebût/65 ayet meali

Gemiye bindikleri zaman dini Allah’a has kılarak O’na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah’a ortak koşuyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır Ankebût/65 ayet meali

Gemiye bindikleri zaman dini Allah’a has kılarak O’na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah’a ortak koşuyorlar.

Suat Yıldırım Ankebût/65 ayet meali

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a hâlis kılarak O'na yalvarırlar. Fakat (Allâh) onları salimen karaya çıkarınca hemen (O'na) ortak koşarlar.

0 yorum :

Yorum Gönder